Mutsuzluğunun Kaynağı Sen Olabilir Misin ?

Herkes korkuyor, mutsuzluk mutsuzluk ve mutsuzluk.. 

İnsanlar, mutsuzluğunu kabullenmek yerine suçu başkalarına atmayı tercih ederler. Kendilerini sorgulamayı, farklı bir bakış açıdan bakmayı öğrenmek yerine kaçmayı tercih ederler. Ama bazen bilmemiz gerekir ki, biz de insanız ve biz de hata yapabiliriz, gerektiğinde güleceğiz ve gerektiğinde de ağlayacağız. Bunların farkında olup, öz farkındalığımızı gerçekleştirmek zorundayız.

Mutsuzluğunun Kaynağı Sen Olabilir Misin ? - Bipoloji

 

Yaptığımız hatalara bir göz atalım

1- Eğer ki kendinizi sürekli olarak diğer insanlarla karşılaştırıyorsanız mutlu olmak sizin için oldukça zor olacaktır. İstediğiniz her şeye sahip olsanız bile her zaman daha fazlasını isteyecek ve daha fazlası için uğraşacaksınız. Kendinizi sadece kendiniz ile kıyaslayın. İnsan, önce elindekiyle yetinmeyi bilmelidir.

2- Eğer ki sürekli olarak geçmişi düşünüp, geçmişteki anılarınız ile nostaljik duygulara kapılıyorsanız bir yerlerde sıkıntı var demektir. Geçmişten ders çıkarıp yolumuza devam etmemiz gerekir. Geçmişte olan olaylar yüzünden kendinizi ve insanları yargılamayın, affetmek en büyük erdemdir.

3- Eğer ki konfor alanınızda, yani kendi yaşadığınız çemberin etrafından çıkamıyor, yeni şeyler denemiyor iseniz orada da bir sıkıntı var demektir. İnsan sosyal bir varlıktır, gezip görmeli, yeni şeyler denemeli ve keşfetmelidir. Kendinizi kısıtlayarak mutluluğunuzu engellemeyin.

4- Eğer ki yaptığınız hatalar yüzünden korkuyor ve ilerlemekte sıkıntı yaşıyor iseniz bu durumu değiştirmek zorundasınız. İnsanlar sürekli hata yaparlar ve bunlardan ders çıkarırlar. Sizde yaptığınız hatalardan ders çıkararak yolunuza devam etmelisiniz. Her insanın hayatında başarılar ve başarısızlıklar vardır. Hatalarınızı hatırladığınız kadar, başarılarınızı da hatırlamayı unutmayın!

5-  Kendi düşüncelerinizin altında eziliyor olabilir misiniz? İnsanların yaptıklarıyla yetinip, böbürlenip bir şeyler yapmaya korkuyor olabilir misiniz ? Düşüncelerinizin “ben yapamam, ben başaramam” ithafı ile yaşamak gerçekten de yorucu değil mi? Bu tür düşüncelere aldırış etmek yerine, derinlerde yatan, kendinize güvenebileceğiniz ” ben yapabilirim, ben başarabilirim” sözlerine odaklanın. İnanmak, başarmanın yarısıdır.

6- Karamsarlığa kapılıp, hiçbir şey başaramayacağınızı düşündüğünüz oluyor mu hiç? Hayattaki tüm umudunuzu ve ümidinizi kaybedip, her şeyin boşluğa doğru çekildiğini düşündüğünüz anlar.. İşte hayata dair baktığınız bu karanlık gözlükten kurtulup, doğanın güzelliklerini görebileceğiniz, kalbinizin atacağı ve hissedeceği renklere dönmelisiniz. Gökyüzünün yansıdığı okyanusta kendisi keşfetmelisiniz. Hüzün hali de, mutluluk hali de geçicidir. Gözlük değiştirmekten korkmayın, değiştirememekten korkun.

7- Sürekli şikayet edip bazı şeylere isyan mı ediyorsunuz? Böyle yapmayı hemen bırakmalısınız. Bazen kendi heveslerimize ve hayallerimize ne kadar istekli ve azimli bir şekilde ulaşmaya çalışsak da onlara ulaşamayız. Bu kaderin cilvesidir ve onu o anda bırakıp yolumuza devam etmeliyiz. Düşünün ki, insanlar hayallerini bir kenara bırakıp yeni şeyler denemeye açılıyorken, siz yaşadığınız şeylerden sürekli şikayet edip bir açıklık, bir sıkıntı yaratmaya çalışıyorsanız bu var olan durumun 2 hatta 3 katı daha sıkıntılıdır. Hayatı çevrenize zindan ederken, aynı zaman da kendinize de etmiş olursunuz. Bazı şeyleri olduğu gibi kabullenin.

8- Çevremizdeki insanlar da karamsar, olumsuz bir kafa yapısına, ruh sağlığına sahip olabilirler. İnsanlar sosyal bir varlık olduğundan ötürü çevresindeki topluma ayak uydurur. Eğer, çevresine zarar veren, olumsuz, uyumsuz vb. Kişilik özelliklerine sahip insanlar ile çevrili iseniz ve yaptığınız şeylere rağmen bir değişim, gelişim gözükmüyor ise o insanlardan kurtulmalısınız. İnsanları yanlış tanıyabiliriz fakat gerçekleri gördüğümüzde ona göre davranmalıyız.

9- Sorunlardan kaçmaya mı çalışıyorsunuz? Sorunlarla yüzleşmek yerine uğraşacak farklı şeyler mi buluyorsunuz. Artık yüzleşme vakti. Sorunları halının altına saklamak veya dolabınıza sıkıştırmak, onları görmezden gelmek sizi sadece daha fazla yoracaktır. Konfor alanımızı terk etmeli ve risk almaya başlamalıyız.

10- Başka insanlara kendinizden daha fazla değer veriyor olabilir misiniz? Sürekli başka insanlar için uğraşıp, kendi ihtiyaçlarınızı görmezden geliyor olabilirsiniz. Bu durumun farkında değilseniz sizi o kadar yoruyor ve o kadar yıpratıyor ki acilen değişime gitmelisiniz. Kendimize iyi davranmaz isek, başka insanlara verdiğimiz enerji de bir süre sonra kaybolacaktır. Önce kendinizi sevin dostlar.

Kimse sizin izniniz olmadan sizi size değersiz hissettiremez!

Eleanor Roosevelt

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.