Terapi Ne Demek – Hangi Durumlarda Terapi Alınmalı

Terapi almalı mıyım?

Bazı şeyleri sözde oflayarak dert yanmak ama derman arama konusunda yetersiz olmak milli aktivitemiz. Siz o sıkıntınızı ifade ettiğinizde, her gece üzülüp ağladığınızda, sigara ya da alkol tükettiğinizde sıkıntınız yok ol-mu-yor. Hani düşünün ki açık bir yaranız var, kanıyor, dikiş atılması lazım; birçok işlem gerekli ama siz erteliyorsunuz. Tabii her bozukluk için bu doğru olmayabilir ama psikotik bozukluklar, travma kaynaklı bozukluklar ertelenmemeli, gerekirse terapi alınmalı diye düşünmekteyim. Siz o travmayı bastırdıkça ortaya çıkan sonuçlar öyle alakasız olacaktır ki bu sefer o sonuçlar hayatınızı mahvedecek. Yani bir şeyi bastırmak, ” Amaan geçer!” demek çözüm değil. Örneğin OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk) yani takıntı hastalığı(!) travma temelli olabilir. Bilemeyiz. Ama yaşamak zorunda değiliz, bilebiliriz. Bu yüzden çaba göstermemiz gerekiyor.

Terapi nedir - terapi almalı mıyım

Peki ya belirgin bir sıkıntımız yoksa da gitmeli miyiz? Psikoterapi bize bir şey katar mı?

Bazı sıkıntılar illa ki gözle görülür, herkes tarafından fark edilir olmak zorunda değildir. Örneğin ruhsal olarak sizi rahatsız edebilir. Mutsuz olabilirsiniz. Yaptığınız şeylerden zevk almıyor olabilirsiniz. Ağlamıyor olabilirsiniz. Hatta duygu geçişlerini yapamıyor; empati kuramıyor olabilirsiniz. “Ya o çok ciddidir hemen uyum sağlayamaz.” demek, bir kişiyi ciddiyetiyle övmek kulağa nasıl geliyor sizce? İnsanın sosyal bir canlı olduğu söylenirken, bir bebeğe sevgi gösterilmediğinde ölme gibi bir riski söz konusu iken, bir insanın ciddiyeti nasıl iltifat olarak kabul edilir? Ya da insanlardan bu kadar uzak durması nasıl sorgulanmadan geçilir? Bakın, elbette karakter dediğimiz şey vardır. Ama karakterin oluşumu doğuştan giyilen bir giysi gibi düşünülmesin.

Elbette bu konuda farklı kuramcılar farklı şeyler söyleyecektir, fakat çoğunluk ve biraz da bencesi karakterin çevreyle, insanın olayla mücadele edişiyle şekillendiği noktasındadır. Bu yüzden biraz daha sorgulayacı olmakta fayda var; paranoyaya kaçmadan.:) Psikoterapinin en güzel yanı size içgörü kazandırması olacaktır. Tabii terapi şekillerine göre değişir ama terapist sizin cümlenizle, sizin kullandığınız terimlerle sizle konuşur. Onun kendine ait kelimeleri çok azdır. Bu yüzden sizi yansıtması, sizin kendinizi dışarıdan görüyor olmanız muazzam bir deneyim olacaktır. Biraz sinir bozucu, çünkü çok da öyle olduğunu düşünmediğiniz duygular. Ama öyle ne yazık ki. Yani birinin size dışarıdan nasıl baktığını, kendinize dışarıdan bakarken görüyorsunuz. Sinir bozucu da olsa faydalı bir deneyim.:)

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir